İçeriğe geç

Acilde çalışan doktor nasıl olunur ?

Acilde Çalışan Doktor Nasıl Olunur?

Hayat, ne kadar planlı olursa olsun, bazen seni hastaneye doğru hızla sürükleyebilir. Ya da tam tersi, sen bir şekilde hastaneye gitmek zorunda kalırsın, ama bu sefer doktor olarak. Çünkü acil servis dünyası, “ne olur ne olmaz” diyerek her türlü deli fikri kafanda bir araya getirmeni sağlar. Acilde çalışan bir doktor olmanın aslında o kadar zor olmadığını düşünüyorum. Ya da belki de gerçekten zor. Kim bilir, belki de sadece “Acilde çalışmak” denilince insanlar daha heyecanlı bir şekilde gözlerini parlatıyor. Ama merak etme, her şeyin başı biraz mizah, biraz da kaybolan akıl.

Öncelikle: Bir Acil Doktoru Nasıl Olunur?

İzmir’de bir yerde, sıcak bir yaz günü, kafa kafaya verdiğimiz bir arkadaş grubuyla bir kafe köşesinde oturuyorduk. Aramızda sürekli espri yapan, “Kardeşim, ben zaten doktor oluyorum!” diyen biri vardı. O kişi bendim. Ama aslında ne demek istediğimi biliyorum: Acilde çalışan doktor olmanın ne kadar fazla detay içerdiğini anlamaya başladım.

Tabii, bu yolun başlangıcı biraz daha teknik. Bir hastane, acil servis, sürekli koşuşturma, “Bu bıçak zaten vücuda nasıl girmeli” gibi karmaşık sorularla boğuşan bir ortam… Sonra fark ediyorsun ki, acilde çalışan bir doktor olabilmek için öncelikle tıp fakültesini bitirmen gerekiyor. Şimdi “Tabii, bunu hepimiz biliyoruz zaten” dediğini duyar gibiyim. Ama işin asıl kısmı biraz da işin ruhunda yatıyor.

Tıp Fakültesini Bitirdikten Sonra Ne Oluyor?

İşte en zor kısmı burada başlıyor. Çünkü tıp fakültesini bitirdiğin an bir anda “doktor” olmuyorsun. Hatta 6 yıl boyunca (evet, altını çiziyorum: 6 yıl!) ne zaman “doktor” diyorsun, insanlar seni daha çok bir “asistan” olarak görüyorlar. Her gün çalıştığın, hasta baktığın, teoriyle pratiği harmanladığın ama hala “benim hastalarım hangi hastalıkla ilgiliydi?” diye içten içe düşündüğün zamanlar oluyor. Sadece acilde çalışan doktor nasıl olunur diye değil, gerçekten bir doktor olup olamayacağını da sorguluyorsun.

Çünkü acil servis öyle bir yer ki, tam “çözüme yaklaştım” dediğin anda yeni bir vaka geliyor. Ve bir şekilde o hastanın hayatı, belki de senin becerine bağlı olacak. Gerçekten de acilde çalışan doktor olmanın temelinde hayatı ve ölümü düşünme sanatı yatıyor. Ama merak etme, her zaman bir kahve molası bulabilirsin!

Acil Servisin Kendi Zorlukları

Acilde çalışan bir doktor olmak, sadece tıbbi bilgiyle ilgili değil. Söz konusu acil servis olunca, durumu bir adım öteye taşımak gerekiyor. Bir gece mesela acil serviste, her an gelen yeni vakaların seni canından bezdirdiği bir sırada, “Hadi bakalım, şimdi ne yapalım?” diyorsun. Bir bakıyorsun, yanında her şeyi unutmuşsun. Yani gözlük, stetoskop, hasta dosyası… Ama gerçekten bir şey unutuyorsan, o da soğukkanlılık oluyor.

O an aklından geçen diyalogları bir dinle:

İç Ses: “Evet, şu an tek başıma bir hastayı tedavi etmek üzereyim ve yakında kafayı yiyeceğim. Ama bekle, hasta daha yeni düşüp bayılmadı, ben de panik yapmıyorum. Bunu çözebiliriz.”

Ama en önemli şey, her an her şeyi çözmeye çalışırken zamanın nasıl geçtiğini anlamaman. Bu, acil servisin kendi içinde bir garipliği. Sürekli koşan, bağıran, yanlış numaraları tuşlayan hemşireler, sürekli “tansiyonum düştü” diyen hastalar ve tabii ki senin her şeyi halletmeye çalıştığın o “azıcık delirmiş” durum.

Mizah Her Zaman Gerekli

Evet, evet. Belki de bu yazı biraz da kişisel. Çünkü ben, hayatı çok ciddiye almayı seven biri değilim. Bazen insanlara acil serviste yaşananlardan gülüyorum çünkü kendimi ciddi bir durumda bile, bir şekilde komik bir şeyler bulmaya meyilli hissediyorum.

Örneğin, bir gün acil servise bir hasta geldi, karnı ağrıyordu. Ciddi bir şey olup olmadığını anlamak için hemen muayene ettik. O sırada hasta ağrısından dolayı sormak için biraz gerildi ve birden:

Hasta: “Doktor bey, gerçekten bu ağrı çok kötü, ölüyorum sanırım!”

Ben: “Hımm, peki ya ölüme bir mektup yazmak ister misiniz?”

Kimse gülmedi, ama ben öyle bir an yaşadım. Bazen acilde, bu tür espriler bile insana biraz nefes aldırıyor. Çünkü eğer gerçekten acilde çalışan doktor nasıl olunur sorusuna doğru cevap arıyorsan, o zaman şunu unutma: İyi bir doktor olmak, sadece teknik bilgiye sahip olmak değil, aynı zamanda o anın içinde olabilmek ve biraz mizah anlayışına sahip olmakla da ilgilidir.

Çalışırken Kendinle Dalga Geçmek

Acilde çalışırken, yaptığın her şeyin ne kadar büyük bir sorumluluk taşıdığını unutmamalısın. Ama şunu da unutma: Her ne kadar hayat çok ciddi bir mesele olsa da, gülümsemek ve biraz da olsa kendinle dalga geçmek gerekli. Çünkü bir insan ne kadar büyük bir yükle uğraşsa da, eğer o yükü taşırken biraz da olsa neşesini kaybetmezse, bambaşka bir insan olur. Bir tane genç doktorun acil servis kıyafetleriyle, hastaların çığlıkları arasında hayatta kalma çabası…

Kendi kendine konuşurken, “Ben zaten bir kahramanım!” dediğin an, işler biraz farklılaşıyor. O zaman şunu fark ediyorsun: Evet, belki de gerçekten kahramansın. Çünkü işin sonunda, her hasta daha iyi bir şekilde gitmek üzere ayrılmak istiyor.

Sonuç: Acilde Çalışan Doktor Nasıl Olunur?

Acilde çalışan bir doktor olmak, yalnızca öğrenme sürecine dayalı bir iş değil, aynı zamanda sağduyu, hız, soğukkanlılık ve biraz da mizah gerektiren bir yaşam tarzıdır. Her ne kadar zorlayıcı ve stresli olsa da, insan hayatının önemli olduğu bu dünyada doktorluk, hem büyük bir sorumluluk hem de birer küçük kahramanlık anı yaratır. Acil serviste her an bir dönüşüm yaşarsın. Belki de bir kahramanlık hikayesi yazıyorsundur, kim bilir?

Hayat, acil servise gelirken beklenmedik sürprizlerle dolu. Belki de bir gün senin önüne bir hastalık olayı gelir ve o hastalığı iyileştirmek için kahraman olman gerekir. O zaman da sen, işte bu yazıyı okuduğunda biraz daha hazır olursun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!